SARIMSAK ( BEYAZ ALTIN )
ANAVATANI
Sarımsak Orta Asya kökenli olup tarih öncesi zamanlarda Akdeniz bölgesine yayıldığı tahmin edilmektedir. Mısır’da 3 bin yıl önce sarımsağın bilindiği saptanmış olup, piramitlerde sarımsak bulunmuştur. Çin’den Avrupa’ya İspanyol, Portekiz ve Fransızlar tarafından yayılmıştır.

BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ
İki yıllık bir bitkidir. Sarımsak ilk yıl birkaç dişten oluşan kellesini oluştururken, ikinci yıl çiçek açıp tohum verir. Sarımsak tohumdan değil diş sarımsaklardan üretilir.
ÇEŞİTLERİ
Erkenci beyaz ve geç pembe olmak üzere iki belirgin çeşidi vardır.
1-) Kastamonu Sarımsağı: Pembe beyaz kabuklu, acı, kışa dayanıklı olan sarımsak ihracata da elverişlidir. Dişler orta irilikte ve muntazam sıralanmıştır. Saklamaya ve depolamaya dayanıklı bir çeşittir. Baş çapı 3-5 cm., baş ağırlığı 10-25 gr. arasındadır. İç ve dış piyasada en fazla aranan türdür.
2-) Edirne Sarımsağı: Beyaz bej kabuklu, orta irilikte (25 gr.) sıkı başlı bir sarımsaktır. Kuru madde oranı %37,5’tur.
3-) Balıkesir Sarımsağı: Beyaz, kirli siyah kabuklu, gevşek yapılı, taze tüketime uygun bir türdür. Depolamaya fazla dayanıklı değildir.
4-) Kara Sarımsak: Taze sarımsak elde etmek üzere yetiştirilen iri dişli bir türdür. Tadı acı olan bir sarımsak çeşididir.
5-) İspanyol Sarımsağı: Avrupa’da yetiştirilen makbul bir sarımsaktır. Beyaz sarımsaktan seçilerek geliştirilmiş bir çeşit olma olasılığı yüksektir. Özellikle Kastamonu’da üretilir.
6-) California Early, Creople, Botan Islands gibi yabancı çeşitleri de vardır.
BESİN DEĞERİ:
Yiyeceklerimize çeşni veren sarımsağın 100 gramında 63.8 su, 28.2 gr. karbonhidrat ,5.3 gr. protein 0.2 gr. yağ, 1.1 gr. seliloz vardır. Kalori değeri 140 dır. İçersinde A, B1, B2, Niasin ve C vitamini bulunur
TIBBİ AÇIDAN ÖNEMİ
Bilim adamları, damarları genişletme, tansiyonu düşürme ve kandaki pıhtılaşmayı önleme gibi özellikler taşıyan sarımsağın kalp ve damar hastalıklarındaki yaralarının da bilimsel olarak kanıtlandığını hatırlatırlar. Uzmanlar sarımsağın kandaki yağların oranını dengeleyerek kolestrol değerini değerini düşürdüğünü, damarlardaki kireçlenmeyi ve beyin kanamasını engellediğini kaydettiler. Ayrıca mide ve bağırsak enfeksiyonlarını önleyip, mide, bağırsak ve safra kesesini harekete geçirerek sindirime yardımcı olmaktadır.
KASTAMONU’DA SARIMSAK
a)Tarımı: Sarımsak, baharı ılık ve rutubetli geçen geçit bölgelerini sevmektedir. Bu açıdan bakıldığında Kastamonu iklimi sarımsak tarımı için uygundur. Optimum sıcaklık isteği 15-20 0C dir. 25 0C’nin üstündeki sıcaklıklar gelişmeyi engeller. Uzun gün bitkisi olup kısa günlerde yumrunun gelişmesi engellenmektedir.
Toprak istekleri; Süzek, milli-kumlu, orta ağırlıkta verimli toprakları tercih eder. Killi topraklardan hoşlanmaz. Böyle topraklarda başlarda çürüme görülür.
Sarımsak yetiştirilecek toprak diş dikime elverecek şekilde iyi işlenmelidir. Tarla sonbahar aylarında pullukla sürülmelidir. Daha sonra ikileme aletleri ile tarla dikime hazırlanır. Sarımsak dikimi hava şartlarına göre Kastamonu’da Şubat sonu ile Mart başı arasında yapılır. Çiftçi tohumluk ihtiyacını kendi ürettiği sarımsaklardan temin etmektedir. Dikim tek tek elle yapılmakta, üzeri toprakla örtülmektedir. Dikimde dekara 56 kg. diş, ayrılmamış baş olarak 100 kg. tohumluk kullanılmaktadır. Diş büyüklüğü ile baş büyüklüğü ve verim arasında doğru bir ilişki bulunması nedeniyle bir gramdan küçük dişler kullanılmamalıdır.
b)Gübreleme: Dekara 4-5 ton yanmış çiftlik gübresi verilmelidir. Ekimden önce dekara 20-25 kg. saf fosfor hesabıyla 50-60 kg. Triple Süper Fosfat atılmalıdır. Azotlu gübrenin 1/3’ü ekimden evvel, !/3’ü 3-4 yaprak olunca, 1/3’ü de bundan 2-3 hafta sonra atılmalıdır. Dekara atılacak azotlu gübre miktarı saf azot hesabıyla 10-12 kg’dır. Buna göre %26’lık Kalsiyum Amonyum Nitrattan dekara üçe bölerek 40-50 kg. atılmalıdır.
c)Bakım: Sarımsaklar 5-6 cm. boylanınca birinci çapa yapılır. Sarımsaklar saçak köklü olduğundan derin çapalamadan kaçınılmalıdır. Birinci çapadan 2-3 hafta sonra ikinci çapa uygulanmalıdır.
Bölge çiftçisi sulama imkanı olduğu zaman sulama yapmaktadır. Bunun yanında susuz şartlarda da sarımsak tarımı yapılmaktadır. Sulu şartlarda sarımsak verimi 1200 kg/da. Çıkabilmekte, susuz şartlarda ise 500 kg/da düşebilmektedir.
Yaprakları sararmaya başlayan sarımsakların hasat zamanı geliyor demektir. Başların iyi teşekkül etmesi için, bitki yaprakları üzerinde boş fıçı gezdirilmeli veya üzerinde ayakla gezinilmelidir. Bu iş hasattan 2-3 hafta önce yapılmalıdır.
d) İl Ekonomisine Katkısı: Kastamonu sarımsak üretiminde %12,7’lik payla Türkiye’de birinci sıradadır. Kastamonu ili üretim miktarı olarak Türkiye toplamının önemli bir kısmını oluşturmasının yanında, kaliteli, ihracata elverişli sarımsak üretmesi bakımından önemlidir.
Kastamonu’da ortalama olarak ekim olanı 7000 -15000 dekar arasında, üretimde 7000 -13000 ton arasında değişmektedir. Ortalama verim 800 kg. civarındadır. Sulu şartlarda verim 1200 kg’a çıkmakta, kurak şartlarda 500 kg’a. düşmektedir.

Köy Hizmetleri Ankara araştırma Enstitüsü’nün Kastamonu’da yaptığı bir araştırmada sarımsak, kenevir , şeker pancarı tarımında kullanılan iş güçleri (saat/dekar) olarak karşılaştırılmıştır.
Ürün Adı İnsan İşgücü (saat/ da) Makine İşgücü (saat/da)
1- Sarımsak 223,20 2.70
2- Şeker Pancarı 100,62 5,19
3- Kendir 149,85 2,80
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi sarımsak tarımında insan iş gücüne ihtiyaç diğer ürünlere göre çok fazladır. Aşağı yukarı 3800 ailenin sarımsak tarımıyla uğraştığı gözönüne alındığı zaman, bölgenin insan iş gücünün değerlendirilmesinde sarımsak önemli bir bitki olarak ortaya çıkmaktadır.
Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı başka bir araştırmada bölgenin gelir getiren önemli ürünleri karlılık bakımından karşılaştırılmıştır.
Ürün Adı Gelir/Gider Karlılık %
1-Sarımsak 2,30 130
2-Şeker Pancarı 1,22 22
3-Kendir 1,30 30
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü gibi karlılık yüzdesi en fazla olan sarımsaktır. Bu karlılık yüzdesinin her zaman böyle olduğu söylenemez; ama birim alandan en fazla gelir getiren ürünlerden biri olduğu söylenebilir.
Üreticinin Sorunları
1-Nematod Sorunu:
Üreticinin yetiştirme aşamasında en önemli sorunu nematod’tur. Bununla mücadelede önemli bir gelişme sağlanamamıştır. Üreticinin yapabileceği en önemli şey ekim nöbetine uymak ve temiz tohumluk kullanmaktır.Bu kültürel önlemler yanında kimyasal ilaçlarla yapılan mücadeleden etkili sonuçlar alınamamıştır.
2-Pazarlama:
Yukarıda belirttiğimiz gibi sarımsak ekim alanı 7000-13000 da. arasında değişmektedir. Bunun anlamı şudur; Bir yıl 7000 da. olan ekim alanı, ertesi yıl neredeyse 2 katına yani 13000 dekara çıkabilmektedir. Bunun nedeni sarımsakta fiyat istikrarının olmayışıdır. Bir yıl yüksek fiyatla ürününü satabilen çiftçi diğer yıl hiç satamadan dökebilmektedir.
Ülkemizde sarımsak yiyeceklerimizde çeşni olarak tüketilmekte, bir kısmı da ihraç edilmektedir. Herhangi bir nedenle bu imkanlar kısıtlandığında ya da üretim fazla olduğunda sarımsak fiyatı kendiliğinden düşmektedir. Bu nedenle fazla üretilen sarımsakların toz, granül, yağ veya hap şeklinde işleyen sanayinin kurulması gereklidir